Beklediğimiz
sürecin içine giriverdik sonunda. Beklediğimiz diyorum çünkü acaba bugün
yeterli süt gelecek mi telaşından biraz da olsa kurtuldum. Stok yaparak işe
başlamadığım ve sadece anne sütü ile beslendiği için ilk altı aylık dönemin
sonunda biraz sıkışmıştım açıkcası. Şimdi en azından ufak ufak birşeyler yemeye
başladık. Elbette herkesin bu sürece başlayınca söyleyeceği şeyler olur, fikirleri oluşur. Ben de yaşadıklarımızdan,
düşüncelerimden ve alınması gerekenlerden biraz bahsedeyim dedim.
6. ayı
bitirir bitirmez başladığımız ilk gıdalar meyve püresi, sebze çorbası ve yoğurt
oldu. Meyveyi aslında ilk etapta suyunu süzerek vermemizi söylemişti doktor ama
ben bunu uygulamadım, direk püre olarak verdim, gelecekte daha pütürlü şeyler
yediğimizde sorun yaşamayalım ki Melis gayet rahat yiyebildi. Meyve püresi
yapabilmek için vazgeçilmez aracımız cam rende: ) Elma ile başladık, sonra
armut ekledik, muz, kayısı suyu derken alıştı giderek. Kayısı suyuna sonradan başladık, çünkü maalesef minik kuşum kabız oldu ve çok, gerçekten çok zor bir
süreç geçirdik, çok canı yandı, ağladı, acı çekti, dolayısıyle ben de pek iyi
durumda değildim, onun canının yanmasına karşı çok dirençli olmayı öğrenemedim
daha. Neyse bu dönemden çok bahsetmek istemiyorum. Sonuç olarak zeytinyağı
içirerek, kayısı suyu vs. içirerek sorunu bir süre sonra çözdük.


Evde yoğurt
yapmaya başladık, ilk günler günlük yapıyorduk ama yoğurt ancak 3 gün sonra
bakteri üretiyormuş, bunu 2 güne indirdik, yani yaptığımız yoğurdu sadece 2
gün yiyor, sonra yenisini yapıyoruz. Çok kolay zaten biliyorsunuz, sadece
organik yoğurt ya da bebek yoğurdu alıp yediren arkadaşlarım da var, ilk mayaladığımızda
organik yoğurt ile mayaladık, sonra kendi yoğurdumuzu kullanmaya başladık
mayalarken. Zaman zaman içine meyve de ekliyoruz, yoğurdu da sevdi Melis: )
Daha sonra
da sebze çorbasına geçtik, bunların hepsine birer hafta ara ile başladık. Sebze
çorbasını da ilk aşamada rondodan geçirmek gerekiyormuş ama metal vitaminini öldürüyormuş sebzelerin. Aslında direk bu sebepten değil de, yine pütürlüye
alışması için süzgeçten geçirip, posasının bir kısmını da çorbaya dahil
ediyorum. Çorbayı çok sevmedi fakat alışacağını düşünüyorum çeşitlendirdikçe. İlk
önce kabak ve havuç ile başladık, sonra patates ekledik. İlerleyen zamanlarda
da farklı sebzeler, pirinç, irmik vs. gibi malzemeler eklemeye başlayacağız.

Sebze ve meyveler için seramik bıçak seti
almıştım Melis doğmadan önce:),
bunu kullanıyoruz, ayrıca seramik tencerede kaynatıyoruz. Haşlarken tabii ki
tuz kullanmıyoruz, zeytinyağının da pişmemiş olarak verilmesi gerektiğinden, çorbayı
içireceğimiz zaman içine bir miktar has zeytinyağı ilave ediyoruz.
Zeytinyağının asit oranının düşük olması gerekiyor, ağır gelmemesi için buna
dikkat edin derim, biz güvendiğimiz bir yerden sipariş ediyoruz dönem dönem ama
bu imkanı olmayanlar Komili'nin asidi düşük zeytinyağlarını kullanabilirler.
Bunların
hepsini, elimiz kolumuz canımız, herşeye koşan, yorulmak bilmeyen anneannemizin
aldığı mama takımı ile yiyoruz şimdilik: )
Kaşık olarak
da Nuk’un mama kaşıklarını aldım, bazıları metal al kaynatırsın diyor ama bence
bunlar iyi, rahat da kullanılabiliyor.
Herkes şu
meşhur meyve filesinden bahsederdi, ben de aldım ama Melis çok sevmiyor atıp
fırlatıyor: ) İçine havuç filan koyup eline veriyorum ama çabuk sıkılıyor
cadım: )
Melis bu
sıralar sürekli ağzında birşey varmış gibi çiğniyor, hatta bazen şüpheye
düşüyorum bişey atmış olabilir mi ağzına diye ama sonra tesadüfen öğrendim ki,
bu haraket bebeklerin ek gıdaya geçişe hazır olduğunun göstergesiymiş:)
Tüm
kullandığınız şeyleri kaynatıp dezenfekte etmek zor, kaşıklar biberonlara taviz
yok, kesinlikle kaynatılmalı ama tabaktır, tenceredir, bıçaktır olmuo yani, o
yüzden diyorum abartmayalım: ) Her akşam gelir gelmez süt getirdiğim
biberonları kaynatmaya koyuluyorum, bu işlemi daha çok uzun zaman yapacağım
galiba..
Gece sık sık
uyandığından yakınınca doktorumuz Milupa’nın 7 Tahıllı gece muhallebisini
önermişti, aldım ancak çok içime sinmedi ve Melis de hiç sevmedi zaten.
Kendimiz pirinç unu ile içine birkaç damla pekmez de katarak muhallebi
yapıyorduk, annem pirinç ununu güzelce kavurup bir kavanoza koymuştu, bu
şekilde daha güzel olurmuş: ) akşam uyumadan yediriyorduk, çok da sevmişti ama
kabız olması dolayısıyle biraz ara verdik.
Bebek bisküvileri ile ilgili de çok olumlu şeyler okumadım fakat zararı
olmayacağını ve abartmamak gerektiğini düşündüğümden, birkaç gündür akşam da
yoğurt vererek içine biraz bisküvi katıyoruz.
Artık su
içirmeye de başladık ama Melis hiç mi hiç sevmiyor, biberonla içmiyor, kaşıkla
biraz da olsa vermeye çalışıyoruz, gerçi hala süt içtiğinden çok da dert değil.
Su olarak cam şişe su alıyoruz, damacanaların halini biliyorsunuz malum. Arıtma
cihazlarını araştırıyoruz, güvenilir olduğunu düşündüğümüz ve içimize sinen bir
marka var, kesinleşir de alırsak sizinle detayları paylaşacağım.
Ek gıdalara
başlayınca hiç rahat edemeyeceksin, çok zor olacak derler ya.. Evet biraz
yorucu olabiliyor, özellikle dışarı çıkacağınız zaman strese girebiliyorsunuz
aman birşey unutmayayım diye. Abartıldığı gibi değil, çorbanız yoğurdunuz hazır
olduktan sonra, geriye hepsini termal bir çantaya koyup kolunuza takmak
kalıyor: ) İşyerinden sütleri eve getirmek için aldığım termal çantamı
kullanıyorum bunun için. Meyve püresi için de aslında cam rendenizi taşıyıp
hemencecik rendeleyebilirsiniz ama bazen öyle bir yerde olursunuz ya da saatler
tutmaz, e çocuk meyve yemesin mi yani. Hazır satılan meyve pürelerini
verebiliriz diye düşünüyorum, satın aldım ancak henüz vermeme gerek kalmadı.
Genel düşünce içinde katkı maddeleri olduğundan verilmemesi yönünde ama
gerçekten abartmamak gerek, evet sonuçta
raf ömrü ve saklama koşulları hesaba katılarak muhakkak katkı maddesi içeriyor,
çok kullanmıyorum şimdilik ama çok katı da bakmıyorum.
Haftasonu
dışarı çıkınca, maalesef annemin haftaiçi beslediği saatler, uyku saatleri
şaşıyor, annemden fırça yiyoruz sonra: ) Hem süt, hem birşeyler yiyince Melis’e
sürekli yemek yediriyormuşuz gibi geliyor:) Ek birşey vermeden önce içmeliymiş
anne sütünü ki, ana öğün anne sütü olmalıymış, yani önce yemek verip, sonra süt
verdiğinizde sütü reddedebiliyor, o zaman yeterli anne sütünü almamış oluyor.
Özellikle
haftaiçi süt odasındaki diğer anne arkadaşlarımla sohbetlerimizde, inanın her
doktor o kadar farklı şeyler söyleyebiliyor ki, kesinlikle böyledir demiyorum
ama bazı konularda biri asla diyorsa, biri kesinlikle de diyebiliyor. Birine
çorbasına şunu şunu katabilirsin derken, birine sakın ekleme, biri su içmeli,
biri su içmemeli gibi bir sürü zıt şeyler duyuyorsunuz. Bunları düşünecek
olsak.. O yüzden yüreğinizin rahat ettiği ve kendi mantığınıza aykırı
gelmeyecek şekilde hareket etmelisiniz.
Herkesin isteği tabii ki bağışıklık sisteminin güçlü olması, katkı
maddeli ya da zararı aşikar olan şeylerden en azından 1 yıl boyunca bebeğini
uzak tutmak..
Henüz
kaşıkla birşeyler yemeye alışmamış miniklere yemek yedirmek ilk zamanlar
oldukça zor bence. Hatta bazen ben yediremiyorum galiba diye hayıflanıyorum:) Heryeri batırdığımız zamanlar çok oldu, çat
diye eliyle vurduğu ya da ağzından çıkardığı: ) O yüzden Mother Care’den baya
uzun naylon önlüklerden aldım, gerçi onu da kaldırıp yemeye çalışıyor ama olsun
biraz kurtardı bizi: )
Bebeklerde önlüğü hiç sevmiyorummm, yani yemek yerken
değil, kusmaya ve salyalara tedbir olarak takıyoruz ya, bu durumdan da kurtulduk
galiba, kusma ve tükürüklerimiz azaldı, hala dişlerimiz yok: ) Ne kadar geç
çıkarsa o kadar iyi diyorlar, doğru mu bilmiyorum ama sanırım ben de geç çıksın
istiyorum;)
Sonuç olarak halimiz bu şekilde şimdilik: ) Tecrübe ve önerilerinizi duymak isteriz.
Öyleyse; yaşasın yemek yemeeeeek: P