Yakın zamanda edindiğim ve memnun kaldığım, ayrıca bebeklerinize hazırlayacağınız gıdalarda çok işinize yaracağını düşündüğüm bir ürünü paylaşmak istedim.
Malum cam rende aşamasını geçtik, yaz olması dolayısıyle erik, üzüm, kiraz, kayısı gibi meyveler kolay rendelenmiyor. Rondoda yapınca hem aparatları dolayısıyle bence uğraştırıcı, hem de istediğiniz kıvamı yakalayamıyorsunuz.
Tupperware Süper Şef olarak geçen bu ürünü ister karıştırıcı, ister püre yapmak için, isterseniz de minik parçalara ayırmak için kullanabiliyorsunuz, taşınabilir ve pratik. İpli döner mekanizması ise kolay kullanım sağlıyor. Farklı markalarda da var mı araştırmadım ama Tupperware'in kalitesini tercih edin derim.
Tatilde kurtarıcınız bence, hiç uğraşmıyorsunuz. Hazır kavanoz meyvelerini almaktansa, birkaç dakinanızı ayırıp, güzel karışımlar yapabilirsiniz, hem sağlıklı, hem temiz.
31 Temmuz 2013 Çarşamba
16 Temmuz 2013 Salı
1 Yaş Doğum Günümüz !
Başka hiçkimseyi
bu kadar sevemezsiniz !
Evet, bundan
ötesi yok, olamaz, değişmeyen, azalmayan aksine sürekli coşan tarifsiz bir
sevgi. İçinizde böyle bir sevgi coşarken, herşeyin en güzeli onun olsun, güzel
hatıraları olsun, tüm sevdikleri yanında olsun istiyorsunuz. Öncesinde
mutluluğu bildiğimizi düşünürmüşüz, tam anlamını Melis’imizle bulmuş meğer.
Doğum günü
hazırlıklarımızın büyük çoğunluğu tatil öncesinde hazırdı aslında. Tatile
gidecektik, geldiğimiz haftanın sonunda doğum günü olacaktı ki herşey yolunda
gitti ve doğum günü sabahında mekana doğru yol aldık. Davetiyemizi yakın
arkadaşlarımıza mail atmıştık çoktan: )
Melis
doğmadan önce aldığım doğum günü notlarını gerçekleştirme zamanı gelmişti: )
Fazla detaylı, planlı olunca sonuç böyle oluyor, e iyi de oluyor ama: ) Eskiden
doğum günlerine ya da bu gibi özel günlere katıldığımda aa ne kadar değişikmiş,
nasıl akıllarına geliyor, nasıl uğraşıyorlar derken şimdi ben aynı konumda
oldum, insan anne olunca hem yorulmuyor, daha doğrusu yorulsa da yılmıyor, hem
de yaratıcı oluyormuş: ) Daha çok detay var notlarımda, planlarımda ama
büyümesi, anlıyor olması lazım ki keyif alsın küçüğüm..
Mekanımız
bahçeli, parklı, yeşillikli aklımdakine yakın bir mekandı. Yaz mevsimi olduğu
için açık havada olmasını çok istiyordum. Melis’in şansından mıdır nedir,
herşey o kadar yolunda gitti ki, kıyafeti, süsleri, pastası hep tasarladığım
gibi önüme geldi. Doğum gününü dış
mekanda kutlamak isteyişimizin sebebi tabii ki hem çok kalabalık olacağından
evde zor olacağı, hem de yaz mevsimi olmasıydı.. Evde
yapıp sadece çocuklu arkadaşlarımızı mı davet etsek, dışarda mı yapsak, ya da
aile arasında mı olsa derken sonunda kararı verdik. Evde olması hem 2 kat yorucu oluyor, epeyce
çocuk olduğu için sürekli bir karmaşa oluyor, hem siz kasılıyorsunuz, sonra da
yorgunluk cabası. Üstüne üstlük çalışıyorken, bu şekilde organize etmek mümkün
değildi. İlk doğum günü olduğu için ailede en yakınlarımız, yakın
arkadaşlarımız olsun istiyorduk, sayımız 55 civarıydı, 45 civarında da katılım
oldu. Kahvaltı olarak organize ettiğimizden, o kadar erken saatte, hatta tam
saatinde haftasonu sabahından fedakarlık eden herkese ne kadar teşekkür etsek
az. Herkes çoluklu çocuklu , kesin geç gelirler, pastayı kesmekte gecikirsek,
Melis huysuzlanırsa diye düşünürken, saat 10 olmadan en büyük çoğunluk
mekandaydı, çok sevindik.
Kıyafet
olarak tütü istemedik, diş buğdayında giymişti zaten. Şu an yürümeye de
başlamadığı için anlamsız olacaktı, ilerleyen yaşlarında, biraz daha anlamaya
başlayınca alırız tütümüzü artık, hem de mutlu olur kuzucuk: ) Mevsime uygun,
açık renkte tam bir bahar elbisesi olsun istiyordum, ikimiz için de: )
Elbiselerine hayran kaldığım, çok şubesi bulunmayan Mayoral’dan aldık.
Bilmeyenler için kesinlikle tavsiye ediyorum. En yakın ve benim bildiğim şubesi
Sapphire AVM’de. Günlük olarak da kullanılabilecek şahane elbiseler var.
Dışarıda giydirdiğim birçok şeyi buradan almayı tercih ediyorum, defalarca
yıkasanız da aynı duruyorlar.
Mekan
süslerini diş buğdayında da tercih ettiğimiz yerden aldık. Sandalyelerimiz
mekan tarafından süslenmişti, etrafı süslemek için de, malum dış mekan olduğu
için çok alan yok, ağaçlara, kenarlara asılabilecek süsler ve balonlar aldık,
erkenden süslemeye başladık. Orta alanda da süsleri, pastayı, hediyelikleri
koyabileceğimiz bir masa ayarladık, üzerine balerinli örtümüzü serip, süslemek
kaldı geriye: )
Masanın arka
tarafında Sevgili Ebru’nun ( Mavist ) yaptırdığı doğum günü posterimiz yer
alıyordu. Herşey hazır olup, şöyle uzaktan bakınca nasıl huzur ve mutluluk
dolmuştu içim tahmin edersiniz...
Hediyeliklerimiz
kurabiyeler ve fotoğraflı minik çerçevemizden oluşuyordu. Doğum, mevlüt, diş
buğdayı derken, hediye seçeneklerini tüketmiştim aslında. Aklıma ayakta duran,
tam bir yaşa uygun güzel bir fotoğrafı minik bir çerçeveyle hediye etmek
gelince, bulmak hiç zor olmadı: ) Fotoğrafını çekip, bastırdıktan sonra, bir
gün öncesinde anneciğimle kesip biçip, çerçeveye yerleştirip, süsledik. Bu arada doğum zamanı aldığınız o sepetleri acaba fazla mı aldım ne yapacağım diye düşünmeyin, bu gibi zamanlarda acayip işe yarıyor ; )
Pastamızı da
yaza uygun, kelebekli, çiçekli, rengarenk süsledik, minicik bir arı maya
ekledik: ) Melis’in anlamı “bal gibi, bal arısı” olunca, ufacık bir simge yer
alsın diye ; )
Kurabiyelerimiz
yine diş buğdayında memnun kaldığımız Kurabiye Fırını’ndandı. Yıldız Hn. ın
ellerine sağlık, lezzeti konusundaki geri dönüşler olumluydu. Ben genelde
yıllardır, özel günlerde aldığımız bu kurabiyeleri saklarım: ) İlk kez Melis’in
kurabiyesini yedim, güzelmiş gerçekten: )
Miniklere de
eğlenebilecekleri minik baloncuklar saçan o şeylerden aldık : ) Birazcık da
lolipop: ) Arada havada balonlar uçuyordu : ) Melis bayılıyor zaten bunlara,
balonları yakalamaya çalışırken nasıl eğleniyor evde.
Doğum
öncesi-doğum ve sonrasında en güzel karelerle benim en önem verdiğim hatıra,
fotoğraflara renk katan Mavist yine yanımızdaydı. Fotoğraf düşkünlüğüm
yıllardır hiç geçmedi, geçmeyecek sanırım. Harika bir hatıra ! Fotoğraflarımız
ulaştı ancak sunum ve albüm gelecek hafta elimizde olacak. Kuzucuğumun
hamilelik fotoğraflarında göreceğiniz kırmızı ayakkabılarını, doğum gününde de
kullandık: ) Ayağına olmadığı için masamızda bir simge olarak kaldı, güzel de
oldu.
Mekan’dan
çok memnun kaldık, hem servisi, hem ilgileri, herşey çok güzeldi, ilgilenenlere
bilgilerini verebilirim, mail atarsanız.
Tüm
davetliler gelince, kahvaltı sonrası öğleye doğru pastamızı kestik, sürekli
evde “iyi ki doğdun Melis” yapınca keyiflenen kuzucuğum alışkın olduğundan,
karşında kalabalığı görünce epey mutlu oldu: ) Ya korkar ağlarsa diyordum ama
düşündüğüm gibi olmadı, sadece fotoğraf çektirirken sonlara doğru doğal olarak
bunaldı, sıkıldı.
Yürüme
isteği hiç dinmiyor, elimizden tuttuğu gibi atıyor kendini yollara: ) Ah bi
yürüse diyorum yine, doktorumuzun dediği gibi bir kilit var, bir anda açılacak
ve bir anda yürümeye başlayacak sanırım.
Instagram’da
da gördüğünüz 500’den fazla doğum günü fotoğrafımızın özetini burada da
paylaşmak isterim. O kadar çok anne ile tanıştık ki, bir şekilde ulaşıp,
mailler atan, yorumlarını paylaşan herkese çok teşekkür ediyoruz.
Dayısıyla olan favori fotomuzu öncelikle paylaşıyorum : )
Ve Biz;
10 Temmuz 2013 Çarşamba
Deniz Ürünlerimiz
Havuz;
Malum Bodrum denizi, soğuk olur düşüncesiyle yanımızda havuz götürmek şart diye düşündük. Çok araştırmadım aslında. Üzerinde güneşten koruyucu tentesi olsa, orta boyutlarda olsa yeterliydi, havuz sonuçta, olağanüstü ne özelliği olabilir değil mi : ) Joker'den alabilirsiniz, fiyatı da çok yüksek değil.
Bebek Alıştırma Simidi;
Denize girerse bizim kollarımızda güvende olamayacağına göre, bir simit almalıyız dedik, ama kilosuna da uygun olmalı derken, aşağıda gördüğünüz simidi aldık ama hiç kullanmadık :) Fakat tatilde kullananları gördüm, sürekli ve sağlam tutmanız lazım, sanki çok hafif birşey..
Swimtrainer;
Bebeğin dengesinin bozulmasına izin vermeyecek kadar sağlam bir simit, abartıp bebeği içine koyun siz yüzmeye devam edin bile diyebilirim. Bebeğinizi karnının üzerine doğru 45 derecelik bir açı ile yatırıyorsunuz. Bacaklarını yüzer gibi haraket ettirebiliyor. 8-18 kg sınırı var. Kafasından geçirip çıtçıtladığınız kısımlar bebeği sabitliyor. Bence süper bir simit. Hatta buradan nasıl kullanıldığını da izleyebilirsiniz.
Tabi ki önemli bir detay, bunların hepsini şişirebilmek için yanınızda pompa götürmeyi aman unutmayın, kendisi bizim sağkolumuzdu: )
Malum Bodrum denizi, soğuk olur düşüncesiyle yanımızda havuz götürmek şart diye düşündük. Çok araştırmadım aslında. Üzerinde güneşten koruyucu tentesi olsa, orta boyutlarda olsa yeterliydi, havuz sonuçta, olağanüstü ne özelliği olabilir değil mi : ) Joker'den alabilirsiniz, fiyatı da çok yüksek değil.
Bebek Alıştırma Simidi;
Denize girerse bizim kollarımızda güvende olamayacağına göre, bir simit almalıyız dedik, ama kilosuna da uygun olmalı derken, aşağıda gördüğünüz simidi aldık ama hiç kullanmadık :) Fakat tatilde kullananları gördüm, sürekli ve sağlam tutmanız lazım, sanki çok hafif birşey..
Swimtrainer;
Bebeğin dengesinin bozulmasına izin vermeyecek kadar sağlam bir simit, abartıp bebeği içine koyun siz yüzmeye devam edin bile diyebilirim. Bebeğinizi karnının üzerine doğru 45 derecelik bir açı ile yatırıyorsunuz. Bacaklarını yüzer gibi haraket ettirebiliyor. 8-18 kg sınırı var. Kafasından geçirip çıtçıtladığınız kısımlar bebeği sabitliyor. Bence süper bir simit. Hatta buradan nasıl kullanıldığını da izleyebilirsiniz.
Tabi ki önemli bir detay, bunların hepsini şişirebilmek için yanınızda pompa götürmeyi aman unutmayın, kendisi bizim sağkolumuzdu: )
Güneş Koruyucu ve Kremlerimiz
Melis doğduğundan bu yana Mustela ürünlerini kullandığımızdan, güneş ürünlerini de hem cildi alışık olduğundan hem de araştırmalarım sonucu yine Mustela'dan aldık. Şöyle ki, aslında günlük kullanmak üzere Sebamed'in minik güneş kremini almıştım, o kadar katı ve sürülmesi zor ki, kullanamadık.
Mustela'nın koruyucusu hem sprey halinde, kokusuz, yüksek koruma faktörlü ve nemlendirici özelliğe sahip.
After-Sun spreyi ise, duş sonrası yine nemlendirici özellikte ve güneş sonrası yanma hissini azaltıyor.
Mustela'nın bebek kokusuna hayranım..
Ürünleri buradan takip ederseniz, normalden daha uygun fiyata yakalayabilirsiniz ;)
Mustela'nın koruyucusu hem sprey halinde, kokusuz, yüksek koruma faktörlü ve nemlendirici özelliğe sahip.
After-Sun spreyi ise, duş sonrası yine nemlendirici özellikte ve güneş sonrası yanma hissini azaltıyor.
Mustela'nın bebek kokusuna hayranım..
Ürünleri buradan takip ederseniz, normalden daha uygun fiyata yakalayabilirsiniz ;)
Melis'li Tatilimiz
Henüz
yaşadıklarımız taze ve tadı damağımızda kalmışken paylaşmak istedim. Tatile
gitmeden önce dönüşü düşünenlerdenim ben, nasıl döneceğiz, o kadar eşya
yıkanacak, ütülenecek, sonra mesaiye başlanacak vs. vs. gibi bir sürü endişe
döner durur aklımda: ) Bu sefer farklıydı tabii ki; Melis ne yiyecek, dışarıda
yemek yemeye henüz alışmamışken ya yemekleri beğenmezse, ya hasta olursa, iyi koruyamazsak
güneşten ne yaparız, yolda sürekli ağlarsa diye düşünerek geçirdim bir süre.
Tedirginlik tavan yapmıştı, yolculuk bitip, otele ayak bastığımızda bir nebze
de olsa huzur bulacaktım.
Tatile yakın
arkadaşlarımızla gittik, iki aile olarak, onların da henüz 2 yaşına girmemiş
olan Kayra’sı vardı. Hem birbirimize destek oluruz, hem birlikte tatil yaparız
düşüncesiyle yola çıktık. Uçağı tercih etmedik. Malum hem eşyamız çok, hem de
orda araç çok gerekiyor, sorun yaşamayalım diye düşündük ki en iyisini yapmışız.
Kendi araçlarımızla ayrı ayrı gitmek yerine VIP bir araç kiraladık. Yolda araç
koltuğunda nasıl gidecek kuzucuğum diyordum ki, koltuk konusunda çok doğru bir
tercih yapmışım, gayet konforlu ve rahat gitti, hafif yatabilir pozisyona da
getiriyor olmamız sebebiyle rahat uyudu. Sadece çok terledi, ben de sürekli
önlem aldım. Uyku saatlerinde yola çıkmış olmamız iyi oldu, aksi durumda Melis
öyle uzun süre koltukta oturacak bir bebek değil, çabuk sıkılıyor, onu
eğlendirmek için tahmin edemeyeceğiniz şebeklikler üretiyoruz ama bir süre
sonra nafile: ) Yani arabada yolculuğu uyuyarak, arada uyansalar da yine uykuya
dalarak sallana sallana geçirdiler. İkisinin de yemek ve uyku saatlerinin aynı
olması şansımız: ) Kahvaltı saatlerinde yol üzerinde güzel bir köy kahvaltısı
yaptık, hem karnımız doydu, hem mola vermek iyi geldi.
Bizim tatil
anlayışımız tek bi yerde otelde konaklayalım, yemek saatlerimizi otelde
geçirelim şeklinde değil. Hem gezmek, hem dinlenmek, farklı yerlere gitmek.. Bu
sene bu şekilde zor olacağı düşüncesindeydim malum Melis’le , yani güzel bir
otelde konaklamalıyız, önceden planlamalıyız diyordum. Ancak benim haricimde
herkes yine gittiğimiz yerde buluruz konaklayacağımız yeri, e gezeriz de
düşüncesinde olunca kabullendim : ) Gerçekten de gittiğimiz yerde çok uzun
sürmeden konaklayacağımız yeri belirledik. Bizim için denize sıfır olması
önemliydi, hergün havuzlar, kendi eşyalarınız, bebek eşyaları vs.
taşıyacağınızı düşünürseniz, yorucu olmaması açısından buna dikkat ettik. Kahvaltı
ve akşam yemeğini dışarda yapmayı tercih ettik. Yanımızda götürdüğümüz mini
bozdolabımızda stok yapmıştık çocuklar için. Yani hani olur da yemezler,
sevmezler, deniz kenarında kolay olur düşüncesiyle birkaç kavanoz çorba, meyve
püresi, yoğurtlarımız, keklerimiz, yedek tarhanalarımız ve atıştırmalıklarımızı
almıştık. İyi ki de almışız, acayip rahat oldu bizim kuzulara. Akşam yemekleri
de sorun olmadı. Kısaca en korktuğum yemek konusunda pek rahat ettik.
3 gün bir
yerde kaldıktan sonra rotamızı değiştirdik. Toparlanıp, sıcakta gündüz vakti
kısa yolculuk açıkcası zor oldu, dediğim gibi araba koltuğunda uzun süre
sıkıldığı için biraz sıkıntı çektik. Olumsuz yanlarının dışında bununla
birlikte, zor yemek yemesi oldu. Yeni dişler geliyor diye düşündük, çünkü o
kadar zor yemek yedirdik ki.. Genelde dışarda yemek yediğimizde farklı
masalarla, garsonlarla ilgilendiği için: ) tatilde de odak noktası turistler
oldu, bizim bıcırığı bikinileriyle sahilde görenler bayıldı, o da onlara
bayıldı, çok eğlendi. Bu yüzden yemek yedireceğimiz zaman turistlerin yanında
yediriyorduk: ) Melis onlara gülüp, bakarken ben iş başında oluyordum : )
Ayrıca kuzucuğum isilik oldu, kolları ve bacaklarında kırmızı lekeler oluştu,
eczaneden aldığımız losyon ile biraz azaldı ama hala tam geçmiş değil, 1 yaş
doktor kontrolümüzde göstereceğiz. Umarım alerjik birşey değildir.
Günümüz
sabah erkenden kalkıp kuzulara kahvaltı yaptırmak, deniz, meyve saati, uyku,
yemek saati, deniz, uyku, yoğurt saati, deniz şeklinde geçiyordu: ) Uyku ve
yemek düzenleri hiç bozulmadı bu yüzden. Deniz kenarında bebek arabalarında
püfür püfür uyudular. Bebek arabamızı götürmeyip, baston puset mi alsak diye
çok düşündük ama arabamızın ağır olması dışında uyku için çok konforlu olduğunu
düşünüyoruz, ayrıca tam yatak pozisyonuna da geliyor. Bu yüzden aman rahat
uyusun da ağır olsun taşırız dedik. Baston pusetlerde uykuda çok rahat olamıyor
çocuk, tam yatak olanlarına da çok rastlamadım, içim hiç rahat etmezdi. Bu
konuda da iyi bir karar vermişiz.
Joker’den
aldığım havuzu o uyurken dolduruyorduk, uyandığında atıyorduk içine, acayip
eğlendi: ) Arada kum yeme çabaları da komikti, iki parmağıyla kibar kibar
kumları ellemeye çalışıyordu. Denize de zaman zaman kısa sürelerle soktuk.
Tavsiyem havuza sokmamanız, hem klor, hem sabit su, ne kadar temizlense de
benim içime sinmiyor, mikrop kapıp, hastanede yatan örnekler tanıdığım için,
hiç girişmeyin diyorum.
Çok oyuncak
götürmedim, tabi bu çocuğa göre değişir, Melis çok haşır neşir değil
oyuncaklarla, çabuk da sıkılıyor, o genelde su şişesi, poşetler, yiyecek birkaç
şey ile oyalanıyor: ) Götürdüklerimi de geri getirdim aynen. Yürütecimizi götürdük,
odada kısa vakit geçirdiğimiz sürelerde durur diye, çok iyi yapmışız, baya işe
yaradı, çünkü tam tehlike dönemi, odada yerlere bırakamazsınız, e kenarlarda
tutunarak yürüse düşecek, duştan sonra biz işlerimizi bitirene kadar
yürütecinde takıldı.
Deniz
sonrası otele dönüş, duş, hazırlanmak bir hengame tahmin edersiniz ki.. Ama
size şunu söyleyeyim, zaten bebekle tatile gidiyorsunuz, aklınızda uzun uzun
güneşlenmek, öğleye kadar uyumak, sınırsız dinlenmek düşünceleri olmazsa, yani
baştan hazırlıklı giderseniz rahat ediyorsunuz. Ki tüm bunlara rağmen, rahat
ettik, uyuduklarında biz dinleniyorduk, sırayla yemek yedirip, gezdiriyorduk.
Eşinizin desteği çok önemli. Tatilde benden daha çok ilgilenip, baktı desem
abartmış olmam. Akşam da yemek sonrası kuzuları arabalarında uyutup geziyorduk,
hiç arıza çıkarmadılar: ) Hatta araçla farklı yerlere bile gittik, otele
dönünce Melis’in üzerini değiştirdiğimde uyanmadığı bile oldu ki evde yerini
değiştirince çat diye gözlerini açar, bazen denizden gelip duş aldırıp
giydirince hemen uyku moduna geçiyordu, temiz hava, yorgunluk sebebi sanırım: )
Deniz
kenarında sürekli kremledik, aman yanmasın, kızarmasın diye. Kullandığımız deniz ürünlerini (deniz simidi,
krem vs.) ayrıca paylaşacağım. Şapka deseniz nefret ediyor takmaktan, zorla
taktık tabi istemese de bir şekilde oyalayarak.
Huggies Little Swimmers'ı bilirsiniz, tabi bundan da götürdük yanımızda ama ben çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim, normal bezden farkı yok bence.
Sürekli
sahilde elinden tutup yürüttük, tatilden dönüşte yürüyecek diye hayal ederken,
hala yürümüyor kuzucuk, ama evde elimizden tuttuğu gibi yürütülmek istiyor.
Bakalım daha vaktimiz var sanırım.
Artık daha
net anne demeye başladı, dediği anda yiyesim geliyor onuuu : ) Eline aldığı
şeyleri getirip bize vermesi, bizi taklit etmesi, birşeyi bilerek yere atıp
sonra elini ağzına götürüp, aaaa diyerek gülmesi.. Sarılması sıkı sıkı.. Bunlar
bizim için o kadar değerli şeyler ki, bir zamanlar dünyanın olayı gibi
anlatanları şimdi anlıyorum : ) Normalde biri yapsa kızmamız gereken yaptığı
şeylere biz gülüyor, mutlu oluyoruz. Böyle birşeymiş demek ki.. Onun her geçen
gün bizi daha iyi anlaması, birşey öğrenmesi dünyalara bedel.
Özetle, Melis’le ilk tatilimiz, benim endişelendiğim gibi geçmedi, facia olmadı bize, seneye daha eğlenceli olacağını düşünüyorum. Tabi bu sefer peşinde koşturacağız ama olsun ; )
Etiketler:
bebekle tatil,
deniz,
havuz,
isilik,
little swimmers,
tatil
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)