Kuzucuğumuzun
son durumunu özetleyeyim önce sizlere; hala 3 dişimiz var, 4.sü de yolda
belli.. “Gel gel” lerimiz, el sallamalarımız, bolca alkışlarımız var: ) Bizim
yardımımızla sıralamalarımız, istediğine ulaşamadığında çıldırmalarımız,
taklitlerimiz, yataktan kalkmaya çalışıp, ayakta dikilmek istemelerimiz var: )
Televizyon kumandası, telefon, bulaşık makinası sevdamız, özellikle alt dolap
ve örtüleri karıştırma aşkımız tam gaz devam etmekte. Oyuncaklar yerine,
tas-tabak-hışırtı çıkaran herşey, püsküllü şeyler (eşofman bağcığı, bir
kıyafetin sarkan bişeysi gibi), düğmeler öncelikli dikkatini çeken şeylerin baş
sıralarında yer alıyor: ) Sever diye aldığımız oyuncak et bebekleri hiç sevmiyor.
Herşeyi iki parmağı ile kibar kibar tutup, bizi çok güldürüyor. Kendini çat
diye geri atmalarımız ve sebepsiz çığlıklarımız bu ayın top listinde: )
Bol bol
dışarı çıkmaya, parklara gitmeye başladık. Park maceralarımız olur artık
yakında, çünkü salıncaktan kendisini alınca sinirlenip, ağlıyor. Tam yemelik
kıvamda: ) Sanki hep salıncağa binermiş, tanıdığı birşeymiş gibi hareket ediyor.
Dışarıda olduğumuz sürede, bebek arabasında vakit geçirmeyi çok sevmiyor
artık.. Oto koltuğunu da sevmedi, ne yapıcaz diye düşünürken, durumu kabullendi
sanırım, genelde sorun çıkarmıyor. Mızıldanınca hemen müziklerini açıveriyoruz,
gülmeye başlıyor zaten. Müzik açıp,
kucağımda oynamaya başladığımızdaki çığlıkları ve keyfini görmeniz lazım,
kapatınca sinirleniyor hemen: )
Haftasonları genelde dışardayız, havanın güzelleştiği tam da bu zamanlarda pıtırcığı 23 Nisan şerefine: ) Maşukiyeye götürdük, inanılmaz güzel bir gündü, hem huzursuzluk yapmadı, hem keyifli bir yemek yemiş olduk, ona da tabii ki balık yedirmiş olduk: ) Tam anlamıyla huzurlu bir gündü..
Haftasonları genelde dışardayız, havanın güzelleştiği tam da bu zamanlarda pıtırcığı 23 Nisan şerefine: ) Maşukiyeye götürdük, inanılmaz güzel bir gündü, hem huzursuzluk yapmadı, hem keyifli bir yemek yemiş olduk, ona da tabii ki balık yedirmiş olduk: ) Tam anlamıyla huzurlu bir gündü..
Malum yaz
geliyor ve yazlık kıyafet alışverişine başlıyorum yavaştan. Çok terlemeye
başladı çünkü. Ayrıca komik olabilir ama bebeklerinize çorap giydiriyor musunuz
yatarken: ) Eşim ısrarla giydirme derken, ben dayanamayıp ince bir çorap
giydiriyorum. Üzerini hiç örtmüyor, yüzüstü uyumaya çalışıyor, yan dönüyor
derken o kadar hareketli ki uykusunda, ayaklarına özellikle birşey örttüğümüzde
uyanıyor ve atmaya çalışıyor, bu yüzden üşür diye düşünüyorum. Evin ısısı 24’ten
aşağıda değil gerçi ama bilemedim, yakında sıcaklardan giydirmeyeceğiz zaten
nasılsa..
Bu ay ilk
hastalığımızı yaşadık, yani bu zamana kadar burun akıntısı ve hafif soğuk
algınlığı dışında birşey yaşamamıştık, dişleri çıktığında bile ateşlenmemişti.
Ateşlenirse ne yaparız diye hep bir korku vardı içimde, yüzyüze geldik
maalesef. Gece bir anda huzursuzlanıp, aralıksız ağlamaya, hiçbirşekilde
sakinleşmemeye başladı, ateşlendi ve iyi ki sabahı beklemeden hastaneye gittik.
Çok zordu bizim için.. Öksürürken göğsü içeri çöküyordu resmen.. Ses tellerinde
nodüller oluşmuş, bir şekilde mikrop bulaşmış, ciğerlerine inmemiş şükür ama
nefes alması güçleşmesin diye önce soğuk hava verdiler yumuşatmak için, sonrasında
buharlı hava verdiler ama Melis ağlaya ağlaya mahvoldu bu süreçte. Biraz
iyileşip, sesi düzelmeden hastaneden çıkarmadılar bizi, dinlendi, uyudu,
yeniden hava verdiler, iğne yaptılar derken sabaha karşı çıktık hastaneden. Eve
geldiğimizde hırıltısı epeyce düzelmişti, birkaç güne de toparlandı. Anlatması
basit ve daha kötü hastalıklarla sürekli uğraşanlar vardır belki ama herkesin
yaşadığı kendine ağır ve herkesin hisleri bambaşka işte... Her zaman en iyi
şekilde baksak, hatta hasta olmasın diye sürekli dışarı çıkarsak da, bir
şekilde bir yerden kapıyorlar.
Haftaiçi
bıraktığım sütleri hala içmiyor, eskisi kadar dert etmiyorum bu durumu. Ara ara
yine değişik yöntemlerle ( biberon, bardak, kaşık vs. ) denemeye devam etse de
annem, başarılı olamadık, kabul etmiyor. Biz de bir şekilde muhallebi yaparak
vermeye çalışıyoruz, bu şekilde de aynı vitamini almış olmuyor tabi ancak başka
seçeneğimiz kalmadı.
Yemeklerimizi
az yağlı-salçalı ve tuzsuz yapıyor, ona da veriyoruz. Artık köfte de yemeye
başladı. Hatta makarna haşlayıp veriyoruz, kendisi yiyebiliyor.
Bu ay yine
İpek Hn.ın Çiftliği’nden tarhana, el yapımı bebe bisküvisi aldık. Ayrıca kabak,
taze fasülye, brokoli, pazı, patates, bulgur, fidan pırasa ve fidan kereviz
içeren kendi suyu ile kaynatılmış sebze mamaları ve elma, armut, havuç, pirinç,
pekmezle yapılan meyve püreleri sipariş ettik, minik kavanozlarda ulaştı bize.
Özellikle dışarıda olduğumuz zamanlarda kullanıyoruz, Melis de sevdi.
Tatil
hazırlıklarına başlamasak da tarih olarak netleşmiş durumda. Yakın
arkadaşlarımızla iki aile olarak gideceğiz bir aksilik çıkmazsa. Keyifli geçer
diye umuyoruz. Çocukla tatil için önerilerinizi bekliyoruuuuuuz !
Uyku
sorunumuzda herhangi bir değişiklik yok, yarı uykulu yarı uykusuz geceleri,
yatağımızın %80’ine hakim olan mis kokulumuzla geçirmeye alıştık biz. Sürekli
uyandığı için odasına geçirmeye teşebbüs etmedik henüz.
Doktor
kontrolümüze 15 gün daha var, daha uzun aralıklarla gidiyoruz artık. Yeme-içme
konuları dışında direk gelişimine ait kontroller ve konuşmalarla geçen
muayeneler olacak artık. Kuzucuk büyüyor, yaşımıza az kaldı, her ne kadar inanamasak
da..
