İsim:

Email: *

Mesaj: *

İsim:

Email: *

Mesaj: *

18 Kasım 2015 Çarşamba

Neden Yazıyoruz ?

Blog yazan, sürekli yazan, arada bir yazan, amacı ne olursa olsun birşeyler karalayanlara soruyorum. Hepimiz biliyor muyuz amacımız ne ?

Bazı blogları yakından takip edenler bilir ki, işi ticaret döktüğünü gözümüze sokanlar, egosu tavan yapanlar, mükemmel annelik gösterisi derdinde olanlar. Hepbirlikte gülüyoruz kimi zaman bunlara, ama takip de ediyoruz di mi:) Ben eğleniyorum açıkcası.. Yazılarını sevdiğim, tarzını sevdiğim birkaç blog vardır, momsblognote, öğrenen anne, ikizannesiyim.. İkisiyle tanışma fırsatım da oldu, eğer takip ediyorsanız biliyorsunuzdur ne kadar zarif, kendine has, egosuz olduklarını..

Ben neden yazıyorum ? Daha çok vakit ayırmak istiyorum, ama maalesef iş hayatı, yorgunluk ve bazen bu konudaki tembellik. Sanırım eskisi gibi hafızamda da tutamıyorum, yani tam buraya not etmem gereken bir olay, konu oluyor, o an yazmadıysam eğer kalıyor geçmişte.. Not etmek istediğim dedim çünkü burası gerçekten Melis’e bırakacağım bir günlük, özellikle hamilelik haftalarımda yazdıklarımı okuyorum da, ilerde Melis’in bunları okuduğunu düşünüyorum. Harika birşey değil mi ? Burası benim arşivim, Melis'li hayatımın özeti, zamanla çoğalan hikayelerimizi biriktirdiğim yer..
Ona özel tuttuğum bir defterim de var, biraz daha duygusal, derin konulardan bahsettiğim, burda paylaşmak istemediklerim, sadece ikimizin arasında olmasını istediğim notlarım. Söylediği kelimeler, oyunlar, dönemler gibi..



Yazmayanlar, lütfen deneyin diyorum, nasıl rahatlayacaksınız, iyi hissedeceksiniz. Tavsiye edin, paylaşın. Yazdıkça daha çok okumanız gerektiğini hissediyorsunuz, içeriklerinizin kalitesi zamanla artıyor. Şu dönemlerde, farklı birşey yapma isteğine büründüğüm için sanırım bunları söylüyorum. Özellikle Melis’in krizlerinin çoğaldığı, beyin olarak yorulduğum, kimi zaman depresif hallere büründüğüm şu zamanlarda, mutlu olabileceğiniz bir aktiviteyi yaparak, dolaylı olarak çevremize de olumlu-mutlu davranacağımızı düşünüyorum yani ey anneler. Çalışmayıp, tüm vaktini çocuğuna adayanlara diyorum en çok, evet birebir full time annesiyle vakit geçirmenin mutlaka artısı var çocuğa ama ben şahsen birkaç gün aralıksız vakit geçirdiğimizde kimi zaman daha stresli olabiliyorum, bunu en aza indirgemek için haydi birşeyler yapalım.


Değişik, güzel başlangıçlar diliyorum herkese.

15 Kasım 2015 Pazar

Koru İstanbul

Zaman zaman size gidip memnun kaldığımız ve çocukla da gidilebilecek mekanlardan bahsediyorum. Bu haftasonu gittiğimiz Koru İstanbul'un da ilginizi çekeceğini düşünüyorum.




Harika bir boğaz manzarası ile Kuruçeşme-Ortaköy arasında konumlandırılmış, kapalı ve açık alanları mevcut. Özellikle Kaptan Köşkü'nden eşsiz manzarasını görmelisiniz. Kahvaltı dışında, grup yemekleri, düğün, doğum günü organizasyonları için de tercih edilebilir bir mekan. Açıkcası Melis'in doğum gününde mekan arayışındayken bu mekandan haberim olmamasına üzüldüm:(



Kahvaltınızı yaptıktan sonra siz bahçesinde kahvenizi içerken, hemen görebileceğiniz mesafedeki oyun alanında çocuğunuz eğlenebilir. Böyle mekanlara bayılıyorum, her segmente hitap eden, çocuklu aileleri de düşünen..





Kahvaltı menüsünde herşeyi düşünmüşler, normalde farklı mekanların ekstra olarak menüye dahil ettiği şeyler, burada normal menüye dahil. Kaliteli, lezzetli, sıcacık, taptaze her biri. Çayınızın son yudumunu içip, bardağı bırakmanıza fırsat vermeyen ilgili garsonlar çevrenizde.






















Hatta bebek parkına da o kadar yakın ki, kahvaltı sonrası kendinizi sahilde bir yürüyüş sonrası Bebek Parkı'na atabilirsiniz:)





İletişim: Adres: Muallim Naci Cad. No: 93/1 Kuruçeşme İstanbul Tel: +90 212 257 50 80 / +90 212 358 10 30 Fax: +90 212 358 10 29 e-Posta: info@koruistanbul.com

4 Kasım 2015 Çarşamba

Annelerin Akıllı Seçimi: TODİZOO Oyuncakları

Bebekler için oyuncak seçme işi anne babalara düşüyor. Minikler, hem gerçek dünyayı hem de kendi yetenek ve becerilerini önce oyuncaklarla keşfetmeye başlar. Doğal olarak oyuncakların onların gelişiminde rolü çok önemlidir. Oyuncak alırken aradığımız özellikler aslında çok net. Eğitici, eğlendirici ve onlar için tamamıyla güvenli olmaları en önemli özellikler.

Bebekler için oyuncak alırken en önemli kriter, güvenilir markaların oyuncaklarını almak olmalıdır. Sık sık ağzına götüreceği, birlikte uyuyup yemeklerini hatta banyosunu paylaşmak isteyeceği oyuncaklarının ona zararlı olabilecek bir materyal, boya ya da aksesuar içermediğinden emin olmanın tek yolu tercihlerinizi güvenilir markalardan yana yapmak. Bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da seçtiğiniz oyuncakların onların gelişimine de katkıda bulunması. Yapacağınız doğru oyuncak seçimlerinizle her gün hayat ve kendisiyle ilgili yeni şeyler öğrenen bebeğinize büyüme macerasında yardımcı olabilirsiniz. 

Tüm bu özellikleri bir arada bulabileceğiniz Todizoo oyuncaklarını inceleyerek, bebeğinizin yaş ve ihtiyaçlarına en uygun olanları tercih edebilirsiniz. 

TODİZOO ÇINGIR TOP: Markanın en sevilen ve en çok satan oyuncaklarından. Minik parmakların tutabileceği şekli ve yumuşak dokusu ile hem şirin bir çıngırak hem de hiç bir yere zarar vermeyen bir top. İsterseniz banyo oyuncağı olarak da kullanabilirsiniz. 6 ay ve üzeri bebekler için uygun. 

TODİZOO YEMEK ARKADAŞIM: Yemek saatlerine bu oyun arkadaşıyla biraz keyif katmaya ne dersiniz? Tavşancığı özel parçası sayesinde masaya kolayca tutturun, çaldığı neşeli melodiler ve ışıklı düğmeleri ile o bebeğinizi neşelendirsin, siz de ona mamasını yedirin. Üç ay ve üzeri bebekler içindir.  

TODİZOO NEŞELİ TOPLAR: Minikler el-göz koordinasyonu ve motor becerilerini güçlendiren, kas gelişimini de destekleyen Neşeli Toplar ile oynarken çok eğleniyorlar. Minik eller topları alıp kulenin üstünden bırakınca çıngırdayarak aşağı kayıyor. Birlikte oynayarak onu topları kavraması ve kaydırması için motive edin. 12 aydan itibaren tüm bebekler oynayabilir.  

TODİZOO IŞIKLI YILDIZIM: Bebeğinizin yatağına, arabasına ya da oyun parkına kolayca takabileceğiniz Işıklı Yıldızım miniğinizin başucundan uzun süre ayrılmayacak bir oyuncak. Çevresinde ışıklar yanan aynası, kayar boncukları ve tıkır düğmesi ile bebeğiniz bu yıldızı çok sevecek. Üç ay ve üzeri bebekler içindir.

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Kasım 2015 Salı

Pilatesli Hayatt !

Pilatesi yaşam şekli haline getiren, vakit ayırmak değil, yaratmak var diyen ve anlattıklarıyla sağlıklı yaşama teşvik eden İlknur'a teşekkür ediyor ve güzel söyleşimizi okumaya davet ediyorum bayanlar siziiii ;)




Pilates’le nasıl tanıştın ?

5 yıl önce ilk oğluma doğum yaptıktan sonra, fazla kilolarımdan kurtulmak ve sıkılaşmak için arkadaşımın tavsiyesiyle başladım. Çalıştığım kurumun spor salonunda haftaiçi 3 gün öğle araları 1 saat grup derslerine katıldım. Zaten spor geçmişim vardı, ama pilates benim için farklı bir deneyim oldu.

Ne kadar sürede istediğin forma kavuştun ?

Yaklaşık 2 ay içerisinde sıkılaşmayı farkediyorsunuz.Tabi amaç kilo kaybetmekse diyetle birlikte devam etmek gerekiyor. Çünkü spor sonrası kan şekeriniz düştüğü için daha fazla tatlı yeme ihtiyacı duyuyorsunuz. İşte tam da burda irade devreye giriyor. Size kilo aldıran yiyecekler değil iradenizdir. İradenizi idare ederseniz; hem kilo verirsiniz, hem de bunu alışkanlık haline getirmeyi öğreneceğiniz için sağlıklı bir yaşamınız olur.

Nasıl vakit ayırıyorsun ?

Bu soruyu çevremdeki herkes soruyor. 2 erkek çocuğu olan bir anne olarak enerjimi yüksek tutmak zorundayım. Gereken bu enerjiyi de pilates yaparak fazlasıyla alıyorum. Tüm yorgunluğumu alıyor, her dersten sonra hücrelerimin yenilendiğini hissediyorum. Tüm stresimi spor salonunda bırakıyorum. Yani vakit ayırmıyorum, vakit yaratıyorum.
Pilates yapmadığımda vücuduma ceza verdiğimi düşünüyorum, kendimi çok huzursuz hissediyorum.


Pilatese başladıktan sonra hayatında neler değişti?

İlk doğumun arkasından (3 yıl sonra) fazla kilolarımın da fazlasını verdim. Oldukça hafifledi vücudum. Tabi ruhumda :) Aslında ne kadar esnek bir vücudum olduğunu keşfettim. Bel ağrılarım tamamen geçti, istediğim forma girdim, sıkılaştım. Giydiğim kıyafetleri daha çok yakıştıyorum kendime.
2. hamileliğimde de aralıksız devam ettim pilatese. Daha az kilo aldım. Doğum sonrasında da çok hızlı kilo kaybettim. Eski formuma kavuştum.
Beden sağlığının yanında ruh sağlığına da çok iyi geldiğini düşünüyorum. Bir kere günün stresini atıyorsunuz. Metropol insanlarının genel sorunu stres denen illetten kurtulmanın bir kaç alternatifinden biri pilates. Spor salonuna gitmeden, kendi vücut ağırlığınızla evde bile yapabileceğiniz bir spor. Hatta çocuklarınızla bile yapabilir, daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Stres azaldığında, herşeyi daha kolay tolere edebilir, daha dengeli olursunuz. Çünkü pilatesin özünde denge var… Beden dengeli olduğunda ruha da yansıyor.
Hep ruhumun 17 yaşında olduğunu düşünürdüm. Artık metebolizmam da bunu onaylıyor.(Metebolizma yaşım 17, kimlik yaşım 33) :)

Kimler pilates yapabilir?

7 den 77 e herkes pilates yapabilir. Spor yapmanın yaşı yok.17 yaşında da üyem var  59 yaşında da…Hatta 2 oğlumda benimle birlikte derslere katılıyor. Ağaç yaşken eğilir. Sporun hangi dalı olursa olsun çocuklarımıza spor bilincini aşılamalıyız diye düşünüyorm.

Peki ne zamandır ders veriyorsun, sana nasıl ulaşabilirler?

Yaklaşık 3 yıldır birebir ve grup dersleri veriyorum. Kendi spor salonum yok. Özel sitelerin kendine ait spor salonlarında ders veriyorum. Ya da birebir ders almak isteyen üyelerimin evlerine de gidiyorum.

Instagram hesabımdan (pilateslihayatt) ya da telefonla ulaşabilirler…